Medeni Kanunumuz ve Konsoloslar, Dışişleri Akademisi Dergisi, Sayı 1, Ankara, Mart 1972

Dışişleri Akademisi Dergisi, Sayı 1, Ankara, Mart 1972

 

MEDENİ KANUNUMUZ VE KONSOLOSLAR

                                                Yaşar YAKIŞ
                                                                               Lagos Büyükelçiliğinde Başkatip

                                                                                         

            Medeni kanunumuzda Türk konsoloslarının evlendirme memurluğu yetkilileri konusunda önemli boşluklar vardır. Bu boşluklar sebebiyle yetki zannımca, hukuki dayanaktan tamamen yoksun hale gelmiştir.

                        Türk konsoloslarına Medeni Kanunumuzca verilmiş olduğu farz edilen (ve Konsoloslarca da halen kullanılan) bazı yetkilerin gerçekte kanuni dayanakları yoktur. Görebildiğimiz kadarı ile konsoloslarımızın böyle bir yetkiden yoksun kalışının sebebi, İsviçre Medeni Kanunu 1926 yılında alelacele tercüme edilirken asıl metindeki bazı terimlere tercümenin bir bölümünde bir karşılık, başka bir bölümde ise başka bir karşılık kullanılmış olmasıdır.

             Bu yazımızda Medeni kanunumuzdaki dört boşluğa yahut yanlış tercümeye, işaret edeceğiz.

             İsviçre medeni hukukunda hem evlendirme hem de nüfus işleri, ahvali şahsiye memurları (officier de l’état civil) tarafından yürütülür. Bizde ise nüfus işleri, devletçe atanan nüfus memurları tarafından; evlenme işleri, belediye teşkilatı olan yerlerde belediye başkanı veya onun tayin edeceği bir yardımcı tarafından, belediye teşkilatı olmayan yerlerde ihtiyar heyeti tarafından yürütülür.

             Tercüme edilirken, İsviçre Medeni Kanunundaki “ahvali şahsiye memuru” terimi karşılığında, nüfus işleri söz konusu olunca “nüfus memuru” deyimi, evlenme söz konusu olunca “evlendirme memuru” deyimi kullanılmış; fakat bu farklılaştırmanın, kanunun tümü açısından ne gibi tutarsızlıklar getirebileceği belki o anda sezilemediği için şimdi, 45 yıldır karşı karşıya bulunduğumuz aksak düzen ortaya çıkmıştır.

                        Yabancı ülkedeki bir Türk konsolosunun, kendi görev çevresinde oturan iki Türk vatandaşını evlendirmeye yetkisi var mıdır?

             Kanuna bakılırsa konsolosların böyle bir yetkisi yoktur. Ne var ki İsviçre Medeni Kanunu hazırlanırken, kanun koyucu, konsolosların böyle bir yetkisi olması gerektiğini düşünmüş ve İsviçre konsoloslarına bu yetkiyi tanımıştır. İsviçreli kanun koyucunun bu maksadı, yukarıda işaret ettiğimiz farklı karşılıklar sebebiyle Türk Medeni Kanununa aktarılamamıştır. Böylece uygulamada Türk konsolosları da İsviçre konsolosları gibi yurt dışında kendi vatandaşlarını evlendirmeye başlamışlar; fakat İsviçre konsolosları bu yetkiyi kanundan alırken, Türk konsolosları kanuni dayanaktan yoksun olarak bu yetkiyi kullanmışlardır.

             Şimdi bu dört yanlışlığı birer birer inceleyelim:

       1.         Konsolosların evlendirme memurluğu yetkileri

               Türk konsoloslarının yurt dışında iki Türk vatandaşını evlendirirken kullandıkları yetkinin kaynağı şudur:

             Türk Medeni Kanunu, madde 36/2 ye göre “Yabancı memleketlerdeki Türkiye mümessillerine İcra Vekilleri Heyetincenüfus memurluğusalahiyeti verilebilir”.

             Bakanlar Kurulu, Medeni Kanunun bu maddesine dayanarak, 10 Nisan 1927 tarihli bir Kararname ile , “ecnebi memleketlerdeki Türkiye Cumhuriyeti şehbenderleri ile şehbenderlik umurunu tedvire memur olanlara nüfus ve evlendirme memurluğu salahiyetinin itası”na karar vermiştir.

             Açıkça görülmektedir ki Bakanlar Kurulu burada, Medeni Kanunun kendisine verdiği yetkiyi aşmıştır. Kanun yalnız nüfus memurluğu yetkilerinin konsoloslara verilebileceğini söylemektedir. Bakanlar Kurulu ise konsoloslara nüfus memurluğu yetkisini verdikten sonra, mezun kılınmadığı bir iş yapmış, bu yetki ile birlikte  “evlendirme memurluğu” yetkisini de konsoloslara vermiştir. Bakanlar Kurulunu bu alanda yetkisiz duruma düşüren sebep İsviçre Medeni Kanununun yanlış tercüme edilmiş olmasıdır. Nitekim İsviçre Medeni Kanunu madde 41/3’e göre “Federal Konsey, yabancı ülkelerdeki İsviçre temsilcilerine ahvali şahsiye memurluğu yetkisini verebilir”[1]

             Medeni Kanunumuzdaki bu eksikliği ortadan kaldırmak için çare, 36/2. maddenin aşağıdaki şekilde değiştirilerek İsviçreli kanun koyucunun maksadına uygun hale getirilmesidir:

             “Bakanlar Kurulu, yabancı ülkelerdeki Türkiye temsilcilerine nüfus ve evlendirme memurluğu yetkisi verebilir.”

     2.     Evlenme beyanı için başvurulacak makam

             Medeni Kanunumuza göre evlenecek çiftler gerekli işleme başlayabilmek için “evlenecek erkeğin ikametgâhı belediyesine müracaat ederler”  (Türk Medeni Kanunu, Madde 98).

             Maddenin Türk Medeni Kanununda bu şekilde kaleme alınması yurt dışındaki vatandaşlarımızın, evlenmek için konsolosluklarımıza başvurması imkânının ortadan kaldırmıştır.  Çünkü kanun evleneceklerin belediyeye başvurması gerektiğini söylemektedir. Hâlbuki konsoloslar belediye başkanlığı yetkilerinin hiçbirini kanunen haiz değillerdir. Devletçe atanmış bir memur olan konsolos da, şehir halkı tarafından seçimle işbaşına getirilmiş bir belediye başkanının yetkilerini, özel bir kanunla verilmemiş olduğu halde umumi hükümlere göre var saymak, hukuktan beklenen tutarlılık ilkesine uygun düşmez.

             Bu duruma göre,  yurt dışındaki Türk vatandaşlarının, evlenme işlemlerine başlayabilmesi için, konsoloslara başvuramaması gerekir.

             Yanlışlığın kaynağı yine İsviçre Medeni Kanununun yanlış tercüme edilmiş olmasıdır. İsviçre Medeni Kanununun 106. maddesi şöyledir:

             “Evlenme beyanı, evlenecek erkeğin ikametgâhındakiahvali şahsiyememuruna yapılır...” [2] 

             Türk Medeni Kanunu, Madde 98’e göre ise:

             “Beyan için, evlenecek erkeğin ikametgâhı belediyesine müracaat olunur….”

             Eğer Türk Medeni Kanunundaki ifade “ …belediyesine müracaat olunur.”  yerine “…evlendirme memuruna müracaat olunur” şeklinde olsa idi mesele kalmayacaktı. Çünkü yukarıda birinci maddede teklif ettiğimiz düzeltmeden sonra konsoloslar da “evlendirme memuru” deyiminin kapsamına girecek ve vatandaşlarımızın konsoloslara başvurmasına kanuni engel kalmayacaktı (Bilindiği üzere yurt dışındaki Türk vatandaşları her şeye rağmen evlenmek üzere konsolosluklarımıza başvurmakta ve konsoloslarımız da her nasılsa bu müracaatı kabul ederek işlem yapmaktadırlar).

             3.         Evlenme müsaadesinin geçerliği

             Medeni Kanunumuza göre evlenmek için gerekli işlemleri memleketimizin herhangi bir şehrinde tamamlattırmış bir vatandaşımızın Türkiye’nin başka bir şehrinde evlenmesi mümkündür. Türk Medeni Kanununun 105. maddesine göre, “ilan talebi kendisine vaki olan belediyenin reisi… evlenecek erkek veya kadının talebi ile …. ilanın icra olunduğuna dair bir vesika itası ile mükelleftir… ilan vesikası, evleneceklere vesika tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’nin her tarafında belediye reislerinin huzurunda evlenebilmek salahiyetini verir”.

             İlan vesikasını alan vatandaş ancak “Türkiye’nin her tarafında” evlenebilecektir. Bu vesika ile örneğin yurt dışındaki bir Türk konsolosunun huzurunda evlenemeyecektir. Hâlbuki İsviçre Medeni Kanunu şöyle demekte idi:

             “İlan vesikası evleneceklere, vesika tarihinden itibaren altı ay içinde, her İsviçre ahvali şahsiye memuru huzurunda evlenebilmek salahiyetini verir”[3].

             İsviçre Medeni Kanununun 113. maddesindeki “devant tout officier suisse de l’état civil” ifadesi pek tabii ki, “Türkiye’nin her tarafında” diye tercüme edilmemeli idi. Orijinal metindeki ifadenin doğru karşılığı ancak “..Her Türk evlendirme memurunun huzurunda..” olabilirdi.

             İsviçre Medeni Kanunundaki “her İsviçre ahvali şahsiye memuru” teriminin kapsamına, görüleceği üzere, İsviçre konsolosları da girmektedir.

             Türk Medeni Kanunundaki ifadeye göre Silifke’de oturan Türk uyruklu bir kızın, evlenme ilanını yaptırıp ilan vesikasını aldıktan sonra, örneğin Almanya’daki nişanlısı ile Türk konsolosu huzurunda evlenememesi gerekir. Fakat konsoloslarımız bu çeşit evlenme akitleri icra etmektedirler.

             Bu yanlışlığın giderilmesi için çare, Türk Medeni Kanunu, madde 105 deki ifadenin  “.. altı ay içinde her Türk evlendirme memurunun huzurunda evlenebilmek salahiyetini verir” şeklinde düzeltilmesidir.

             4.         Konsoloslar tarafından akdedilen evlenmelerin şekil noksanı sebebiyle batıl olacağı

            Medeni Kanunumuz mutlak ve nisbi butlan sebepleri ile malul olmayan evlenmelerin şekil noksanı sebebiyle batıl addedilemeyeceğini bildirmiştir. Türk Medeni Kanunu madde 123: “Belediye Reisi veya vekili veya köylerde ihtiyar heyeti huzurunda akdedilmiş olan evlenme, kanuni şekillere riayet edilmemiş olması sebebiyle fesholunamaz”.

             Bu maddeden anlaşıldığına göre evlenme akdi, Türkiye’deki yetkili bir evlendirme memuru huzurunda yapılmış olmak kaydı ile, şekil noksanı sebebiyle, feshedilemeyecektir. Fakat evlenme, bir konsolos tarafından icra edilmiş ve (örneğin yetkisini kanundan almayan bir tasarruf gibi) bir şekil noksanı ile malul bulunuyorsa feshedilebilecektir.

             Mevzuatımızdaki bu boşluğa son vermek için çare, Medeni Kanunumuzun 123. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesidir:

             “Yetkili evlendirme memurları huzurunda akdedilmiş olan evlenme, kanuni şekillere riayet edilmemiş olması sebebiyle fesholunamaz”.

             Yapılacak bu düzeltme, yurt dışında (bir Türkün bir yabancı ile evlenmesi halinde olduğu gibi) yetkili yabancı evlendirme memuru huzurunda yapılmış evlenmeleri de şekil noksanı sebebiyle feshedilme tehlikesinden koruyacaktır.

             Diğer yandan, Konsoloslarımıza Medeni Kanunumuz tarafından verilmemiş olan evlendirme yetkisi, Konsolosluk yetkileri için tek kaynak olan 1881 tarihli Şehbenderler Nizamname-i Dâhilîsi tarafından da verilmiş değildir. Nizamname, “Şehbenderler… münakahatı… tescil ederler” demektedir. Yani konsolos, başka bir yetkili makam (yürürlüğe konduğu zaman düşünülürse muhtemelen imam) tarafından icra edilen evlenmeyi tescil edebilecek, kendisi evlenme akdi icra etmeyecektir.

             Eğer Dışişleri Bakanlığımız önayaklık edip yukarıda işaret ettiğimiz değişiklikleri sağlamazsa her Türk vatandaşının konsoloslar huzurunda akdedilmiş bir evlenmenin, önce şekil noksanıyla malul olduğunu Medeni Kanunun 36/2 maddesine dayanarak ispat etmesi, sonra da 123. maddeye dayanarak bu evlenmenin butlanı için mahkemeden karar alması bize mümkün görünmektedir.

--------------------------------------------

[1] Code Civil Suisse, Art. 41/3: “Le Conseil fédéral  peut conférer les attributions de l’officier de l’état civil aux représentants de la Suisse à  l’étranger”.

 [2] Code Civil Suisse, Art 106: “La promesse de mariage est declarée à l’officier de l’état civil du domicile du fiancé”

[3] Code Civil Suisse, Art. 113: “Le certificat de publication autorise les fiancés à se marier dans les six mois devant tout officier suisse de l’état civil.”


 

                                                 AKADEMİNİN NOTU

                        Başkâtip arkadaşımız Yaşar Yakış’ın bu yazısı, vardığı neticeler itibariyle gerçekten ilginç görülmüş, ancak değerlendirilmesi Akademimizin yetki sahasını aştığı cihetle, görüş ve mütalaası alınmak üzere, yazı, Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğine verilmiştir.

             Müşavirlik, birkaç gün sonra, Akademimize mütalaa yerine, yazının Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce incelenmesi telkininde bulunmuştur.

             Bu da yapılmış olup Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yazılı mütalaa metni aşağıda aynen tekrar edilmiştir

 

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı: 8038
Konu: Medeni Kanunumuz ve Konsoloslar hk.

 

                                                           ANKARA, 11 Mart 1972

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA

            İlgi: A. K. D.M. ifadeli, 7 Mart 1972 gün ve 126. 578/V-14/7 sayılı yazınız.

             Lagos Büyükelçiliğinde Başkâtip Yaşar Yakış tarafından yazılan “Medeni Kanunumuz ve Konsoloslar” başlıklı yazı incelendi.

             Yazıda, İsviçre Medeni Kanunu tercüme edilirken “ahvali şahsiye memuru” terimi karşılığında, nüfus işleri söz konusu olunca “nüfus memuru deyimi, evlenme söz konusu olunca da “evlendirme memuru” deyimi, kullanıldığı ve böylece 36, 98, 105 ve 123 üncü maddelerin konsoloslarca uygulanmasında kanun boşlukları ve bunun sonucu olarak da aksaklıklar ortaya çıktığı belirtilerek, Bakanlığımızın öncülüğüyle Türk Medeni Kanununda gerekli değişikliklerin yapılması önerilmektedir.

             Adalet Bakanlığınca kurulan bir bilim komisyonu tarafından hazırlanan ve üç adedi de Bakanlığınıza gönderilen “Türk Medeni Kanunu Öntasarısı”nın 36 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında “Bakanlar Kurulu, yabancı ülkelerdeki Türkiye Temsilcilerine kişisel durum memurluğu yetkisi verebilir” denilmek suretiyle, 98 inci maddede “Bildirme, evlenecek erkeğin ikametgâhındaki evlendirme memurluğuna yapılır.”, 105 inci maddede “Evlendirme belgesi evleneceklere, belge tarihinden başlayarak altı ay içinde herhangi bir Türk evlendirme memuru karşısında evlenebilmek hakkını verir.”, 123 üncü maddede ise, “evlendirme memuru karşısında yapılmış olan bir evlilik yasanın şekille ilgili kurallarına uymama sebebiyle bozulamaz.” biçiminin ve kanunun İsviçre aslına uygun olarak değişiklikler yapılmıştır. Öntasarının 36 ıncı maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, “nüfus memurluğu” terimi yerine “kişisel durum memurluğu” teriminin konulması uygun bulunmuştur. Çünkü “kişisel durum memuru” kavramı içine hem nüfus kütüklerini tutan nüfus memurları, hem de evlendirme kütüklerini tutan evlendirme memurları girmektedir.

             Bu itibarla, Medeni Kanun Öntasarısı resmi tasarı haline dönüşüp kanunlaştığı takdirde, söz konusu yazıda belirtilen Türk Konsoloslarının evlendirme memurluğu yetkileri konusundaki boşlukları giderilmiş olacaktır.

             Yazıda da, bu boşlukların doldurulması için Türk Medeni Kanununun 36, 98, 105 ve 123 üncü maddelerinde değişiklik yapılması önerildiğine ve boşluklara işaret edildiğine göre sözü edilen makalenin olumlu karşılandığı ve yayımlanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.

             Keyfiyet bilgilerine arzolunur.

                                                                                               İ. Hakkı MADAKBAŞI
                                                                                              Adalet Bakanı y.
                                                                                              Müsteşar M.